Deneme yazılarıma siyaset-din ikilemesi ile başlamak
istiyorum. Yazılarımda taraflı olmaktan olduğunca kaçınmaya çalışacağım.
Siyaset ve din konularında bu pek kolay olmasa da bu şekilde yazılar
yazabileceğimi ve bir çok kişinin düşüncesine ters bir yandan da her kesimin
fikirlerinin toplamını bulacağınıza inanıyorum.
“Ne var ki insanlar kendi aralarındaki işlerini parça parça
böldüler. Her grup kendilerinde bulunan (fikir ve davranış) ile sevinip
böbürlenmektedirler.” (Mu'minun
53)
TÜRKİYE’DE DİNDARLIK
ve MÜSLÜMANLIK
Dindar : Dininin buyruklarını, kurallarını eksiksiz
olarak yerine getiren, dinine çok bağlı (kimse) manasına gelir.
Türkiye’de din halk ve topluluk arasında çeşitli ayrışmalara
bölünmüş durumda. Bu tür ayrışmalar genellikle siyasi kimlik, ırk veya
toplumlar olarak ayrılmaktadır. Bu tür ayrılıklar şiddetli tartışmalara ve
görüş ayrılıklarına neden olmaktadır. Siyasi olarak güçlü olan kesim diğer
kesimi yok saymakta ve baskınlıkları çeşitli sıkıntılara sebebiyet vermektedir.
1.
SAĞCI MÜSLÜMANLAR
2.
MHP MÜSLÜMANLARI
3.
ATATÜRKÇÜ MÜSLÜMANLAR
4.
KÜRTÇÜ MÜSLÜMANLAR
1. SAĞ MÜSLÜMANLARI
Şuanki AKP-Saadet partilerinin oluşturduğu kesimdir. Parayı
aşırı severler. Gücünü paradan alıp insanlara dini söylemler ile kandırmayı çok
severler. İnsanlara din üzerinden konuşarak gözlerinin önünde insanları aşağılamak
en çok yaptıkları şeydir. Bu kesimi destekleyenler ise sanki yaptıkları doğru
birşeymiş gibi davranır ve yaptıklarını görmezden gelirler. Hatta bu tür
davranışları desteklerler. Karşı düşünceden birinin tek hatasını dini yorumlar
ve hor görürler. Kendi hatalarını asla kabullenmezler. Hata hep
başkalarınındır. Suçu başkalarına atmak çok kolay ve ucuz bir yoldur. Başarıda
ise tüm başarı kendilerinindir. Aslında işlerine geldiğinde dine uymayan
kurallar onlara göre çiğnenebilir. Örneğin faiz, yolsuzluk, adam kayırma,
devlet malını yada halkın parasını dilediğince harcama, İnsanlara nefret
söylemleri, ihalelerde kendi adamlarına işleri verme vs gibi gibi.
Eski defterlerden hep şikayet ederler fakat şuan kendileri
geçmişte yapılanları diğerlerine yaparlar. Onlar için baskın olmak çok
önemlidir. Bu iş için herşeyi yapabilirler. Gerekirse düşmanlarıyla bile sıkı
dost olabilirler. Ama onlar en Müslüman olanlarıdır (onlara göre ).
“ Sonra bunların arkasından Musa ile Harun’u
âyetlerimizle Firavun’a ve cemaatine gönderdik. İman etmeyi kibirlerine
yediremediler ve günahkâr bir kavim oldular.”( Yunus 75)
“…Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen kimseyi
sevmez.” (Nisa 36)
“Her insanı imamı/önderi ile birlikte
çağıracağımız gün kimlerin amel defteri sağından verilirse onlar en küçük bir
haksızlığa uğramamış olarak amel defterlerini okuyacaklar. Bu dünyada kör olan
kimse ahirette de kördür, üstelik iyice yolunu şaşırmıştır.” (İsrâ,
17/71-72)
2. MHP MÜSLÜMANLARI
Aslında çok fazla Müslümanlıklarını dile getirmezler. Tek
bildikleri tekbir getirmek. Ama bunu yaparken çoğu KürT vatandaşın gücüne gidecek
ırkçı hareketi yaparlar. Topluma asla
Müslüman gözüyle bakmazlar. Genellikle etnik köken onlar için önemlidir.
Müslüman olmasa bile Türklüğü övmesi onlar için yeterlidir. Müslümanlıklarına
ve Müslümanlığa laf ettirmezler yine de. Yaptıları şeylerde aşırıdırlar ve
ciddidirler.
"Ey insanlar! Sizi bir erkekle bir kadından
yarattık. Hem de sizi şubeler ve kabilelere ayırdık ki, birbirinizi
tanıyasınız. Şüphesiz ki, Allah katında en şerefliniz, takvaca en ileride
olanınızdır"
(Hucurât 13)
Allah Resûlü (asm) Vedâ Hutbesinde: "Ey
İnsanlar! Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Âdem'in çocuklarısınız.
Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, Ondan en çok
korkanınızdır. Arabın Arap olmayana takvâdan başka üstünlüğü yoktur"
3. ATATÜRKÇÜ MÜSLÜMANLAR
“Biz de Müslümanız” lafını çok duyarsınız. Fakat din adına
hiçbir tahammülleri yoktur. Erken yaşta başörtüsü (türban) takmak, Kur’an-ı
Kerim okumak,namaz kılmak gibi şeyleri gördüklerinde yobazlık olarak
değerlendirirler. Sanki büyük yaşlara gelince kendileri okuyormuş gibi yada
dini sorumluluklarını yerine getiriyormuş gibi. Toplum arasında aralarında bu
tarz konuları çok konuşur fakat aşırı katı ve hakaret dolu olduklarından eğer
yanlarında karşıt görüşlü varsa bile ses edemez hale gelir çünkü yobaz diye
dışlanmayı göze alamazlar. Genelde Atatürk’ü ön plana çıkarırlar. İlah gibi
gördükleri Atatürk’ün her ilkesi için hassas olup konu İnkılapçılığa hiç
gelmez. Kendilerini asla yenilemezlerdir. Hala yüz yıl önceki görüşleri
savunurlar. Halbuki Atatürk’ün o zamanın düşüncesine yeni bir düşünce akımı
getirerek ülkenin yapısını ve yönetim biçimini düşünseler o ilkelerdeki
değişmeyecek tek maddenin Inkılapçılık olacağını görürler. Sırf dindar kesim
yönetime gelmesin diye darbeyi bile desteklemekten kaçınmazlar ama onlar
Müslümanlar!
“İsrailoğulları'nı denizden geçirdik. Putları önünde bel
büküp eğilmekte olan bir topluluğa rastladılar. Musa'ya dediler ki: "Ey
Musa, onların ilahları (var; onlarınki) gibi, sen de bize bir ilah yap."
O: "Siz gerçekten cahillik etmekte olan bir kavimsiniz" dedi.” (Araf
138)
“Hani İbrahim şöyle demişti: "Bu şehri güvenli kıl,
beni ve çocuklarımı putlara kulluk etmekten uzak tut." (İbrahim 35)
"Siz yalnızca
Allah'tan başka birtakım putlara tapıyor ve birtakım yalanlar uyduruyorsunuz.
Gerçek şu ki, sizin Allah'tan başka taptıklarınız, size rızık vermeye güç
yetiremezler; öyleyse rızkı Allah'ın Katında arayın, O'na kulluk edin ve O'na
şükredin. Siz O'na döndürüleceksiniz."
(Ankebut 17)
4. KÜRTÇÜ MÜSLÜMANLAR
Aslında MHP Müslümanları ile aynıdırlar. Fakat burada
bahsettiğimiz kısım Kürtler değildir. Kürt Müslümanları genelde dindarlardır ve
dinlerine sahip çıkarlar. Namaz kılmak onlarda önemlidir. Burada Kürtçü
dediklerim Pkk veya HDP’yi destekleyen aşırı kişilerdir. Bunlar pek dini şeyler
konuşmazlar. İşleri güçleri devleti suçlamaktır. Müslümanlık adına birşey
duyduklarında tepkileri olmaz. Onlar için en önemli olan şey Kürtleri
savnmaktır.
"Rabbiniz şöyle buyurmuştu: "Andolsun, eğer
şükrederseniz gerçekten size artırırım ve andolsun, eğer nankörlük ederseniz,
şüphesiz, Benim azabım pek şiddetlidir."( İbrahim 7)
Size her istediğiniz şeyi verdi. Eğer Allah'ın nimetini
saymaya kalkışırsanız, onu sayıp-bitirmeye güç yetiremezsiniz. Gerçek şu ki,
insan pek zalimdir, pek nankördür.” (İbrahim 34)
“Görmediler mi ki, çevrelerinde insanlar kapılıp-yağma
edilirken, Biz Harem (Mekke)yi güvenilir (ve dokunulmaz) kıldık? Yine de onlar,
batıla inanıp Allah'ın nimetlerine nankörlük mü ediyorlar?”
(Ankebut 67)
0 yorum: